TÜRKİYE’NİN KISA VADELİ DIŞ BORÇ STOĞU (Şubat’17)
Kaynak: http://blog.ekonomiverileri.com/24/04/2017/turkiyenin-kisa-vadeli-dis-borc-stogu-subat17/
KISA VADELİ DIŞ BORÇ
STOĞU NEDİR?
Türkiye’nin kamu ve
özel sektörün kısa vadeli dış borç stoğu (KVDS) her ay merkez bankası
tarafından açıklanır. KVDS dış borç istatistiklerinin bir alt gurubudur.
Bu istatistik hesaplanırken “yerleşikler” kavramı dikkate alınır.
Bir ekonomide “yerleşikler”, bir yıldan fazla süre ile devamlı ve
düzenli olarak ikamet eden ve o ekonomi içerisinde faaliyet gösteren kurum ve
kişiler olarak tanımlanır.
KVDS ise; herhangi bir
tarih itibarıyla kullanımı gerçekleştirilmiş olan ve yerleşik kişilerin
yerleşik olmayanlara borçlu olduğu; kullanım tarihinden itibaren 1 yıl içinde
anapara ve/veya faiz ödemesi yapılmasını gerektiren cari, şartlı olmayan
yükümlülüklerin bakiyesidir.
TÜRKİYE’NİN ŞUBAT 2017
İTİBARİYLE DURUMU
Merkez Bankası
tarafından en son yayınlanan Şubat’17 KVDS istatistiklerine göre Türkiye’nin
kamu ve özel sektörün orijinal vadesine bakılmaksızın 1 yıl veya daha kısa
kalan dış borcu 161 milyar 183 milyon dolardır. Bu rakam içerisinde kamunun
KVDS tutarı 26 milyar 571 milyon dolar ve özel sektörün KVDS tutarı ise 133
milyar 195 milyon dolardır.
Özel sektör içerisinde
finansal kuruluşların KVDS tutarı 80 milyar 727 milyon dolar, diğer
kuruluşların ise 53 milyar 63 milyon dolardır. Kamu’da ise merkezi yönetimin
kısa vadeli dış borcu 5 milyar 342 milyon dolardır. Türkiye’nin dış borcunun
yaklaşık %50’si Dolar, %30 Euro, %20 ise İsviçre Frankı, Sterlin, Japon Yeni ve
Türk Lirası cinsinden oluşmaktadır.
Türkiye’nin kısa
vadeli dış borç stoğunun yaklaşık %63’ü kamu ve özel finans kuruluşlarının
yükümlülüğü altındadır. Bu durum da, banka ve diğer finans kuruluşları
yerleşiklerin ihtiyaç duyduğu finansman ihtiyacının hatırı sayılır bir kısmını
yurt dışından aldığı borçlar ile karşıladığını göstermektedir.
DAHA İYİYE GİTMEK İÇİN
NE YAPILMASI GEREKİYOR?
Bir ülkenin dış
borcunun yüksek olması, özellikle kendi parası cinsinde değilse, ülke
ekonomisinin riskli bir duruma doğru ilerlediğini gösterir. Türkiye’nin dolar
ve Euro cinsinden olan kısa vadeli borçlarını ödemesi için Türk lirası
cinsinden kazancını dövize çevirmesi, Dolar/Euro cinsinden ihracat yapması veya
turizm gelirlerini artırarak döviz ihtiyacını karşılaması gerekir. Aksi takdirde,
borcunu döndürmek için tekrar daha yüksek maliyetlerde borçlanmak zorunda
kalır.
Türkiye’de döviz
kurunun bu kadar artmasının en büyük nedeni dış borçları ödeyebilmek için
ihtiyaç duyulan dövizin kolay temin edilememesidir. Türkiye’deki yerleşiklerin
tasarruf oranının düşük olması, son yıllarda turizm gelirlerindeki düşüş ve
sürekliliği olan ileri teknoloji ürün geliştirmedeki başarının istenen düzeyde
olmaması döviz ihtiyacını karşılamada problem oluşturmaktadır. Dolayısıyla,
talebi artan dövizin değeri artmakta ve kurlar yükselmektedir.
Türkiye’nin kısa ve
uzun vadeli dış borç stoğundaki değişmeler ülke riski ve döviz kurlarının seyri
için çok önemlidir. Dünyadaki bol para döneminin sona ermesi ile birlikte
gelişmekte olan ülkeler için borçlanmanın maliyeti artmıştır. Türkiye’nin dış
borcunu düşürmesi için ileri teknoloji ürün ihracatına olabildiğince fazla
destek vermesi ve yapısal reformları mümkün olduğunca hayata geçirme hamleleri
yapması gerekmektedir.


Hiç yorum yok: